Zeynep Bartan
7. Sınıf / İngilizce
7. sınıf 9. ünite ENVİRONMENT KELİMELERİNİ BANA ATARMISINIZ LÜTFEN ELİNİZİ ÇABUK TUTUN ÇOOOOOOOK ACİL
💋HACER💋 🌟KILIÇ🌟
Yıldızlı Cevap
Unit 9 Environment
9. Ünite Çevre
81. Sayfadaki Kelimeler
environmental issues çevre sorunları
global warming küresel ısınma
pollution kirlilik
carbon dioxide karbon dioksit
acidity asit derecesi
ozone ozon (tabakası)
toxic zehir
sea level deniz seviyesi
greenhouse sera
overgrazing aşırı otlatma
conservation koruma, muhafaza
waste atık
pesticide haşere ilacı (bitkilere zararlı)
fossil fuels fosil yakıtları
degradation bozulma
climate change iklim değişikliği
overpopulation aşırı nüfus
destruction yıkım, tahrip, yok etme
fallout nükleer patlamadan kaynaklanan radyoaktif yayılma
irrigation sulama
over farming aşırı tarım
invasive istilacı, işgalci, yayılmacı
process süreç
pollute kirletmek
air pollution hava kirliliği
increase artmak
sea (marine) life deniz hayatı
beaches sahiller
fruits meyveler
grains tahıllar
disappear yok olmak, ortadan kalkmak
82. Sayfadaki Kelimeler
warm sıcak
glass cam
trap tutmak, muhafaza etmek
Sun Güneş
inside içeride
even in winter kışın bile
shine parlamak
through x x in içinden, den geçerek
atmosphere atmosfer, dünyayı çevreleyen gazlardan oluşan tabaka
Earth Dünya
surface yüzey
sunlight güneş ışığı
cool soğumak
release salmak, bırakmak
heat ısı
air hava
greenhouse gases sera gazları
keep sth warm, cool etc. bir şeyi sıcak, soğuk vs. tutmak
greenhouse effect sera etkisi
Earth gets warmer and warmer Dünya giderek ısınır
coal kömür
gasoline, petrol sıvı gaz, akaryakıt
tree ağaç
take in almak
give off vermek
burn yakmak
cut down kesmek
absorb emmek
unfortunately maalesef, ne yazık ki
83. Sayfadaki Kelimeler
sparkling water maden suyu
x drops of sth x damla bir şey suyu, (5 damla limon suyu)
plain sade
taste tatmak
sour ekşi
bubble hava kabarcığı
juice meyve suyu
dislike sevmemek, hoşlanmamak
oyster istiridye
shell kabuk
85. Sayfadaki Kelimeler
turn çevirmek, döndürmek
key anahtar
be x free x siz olun, x den kurtulun
idle boşta, arabaların boşta (rölantide) çalışması özellikle trafik ışıklarında beklerken,
throw, drop litter çöp atmak, bırakmak
factory fabrika
86. Sayfadaki Kelimeler
run (water) akmak
brushing teeth dişleri fırçalama
having a bath banyo yapma
switch off TV, ışık vb. kapatmak, söndürmek
electronic devices elektrikli aletler
use kullanım
public transportation toplu taşıma
take the bus otobüsü kullanmak
cycle up to somewhere bir yere bisikletle gitmek
water plants bitkileri sulamak
consume tüketmek
fresh (air) temiz (taze hava)
necessary gerekli, zaruri
bottle şişe
can teneke
87. Sayfadaki Kelimeler
(take) precaution tedbir, önlem (almak)
time for change değişim zamanı
the future of the planet is in our hands gezegenin geleceği bizim elimizde
YILDIZLARMISIN
🌷ELA ÖZKIRMAZ🌷
affect weather: havayı etkilemek

avoid using private cars: özel araç kullanımından kaçınmak

breathe: nefes almak

build houses: ev inşa etmek

buy fur: kürk satın almak

cause: sebep olmak

clean up the beach: sahili temizlemek

collect rubbish: çöp toplamak

create natural reserves: doğal kaynaklar oluşturmak

create wildlife parks: vahşi yaşam parkları oluşturmak

cut down trees: ağaçlaı kesmek

decrease: düşmek

destroy environment: çevreyi yok etmek

destroy natural habitat: doğal yaşam alanını yok etmek

die: ölmek

disappear forever: sonsuza kadar yok olmak

drop litter: çöp atmak

eat junk food: abur cubur yiyecek yemek

expand: genişlemek, genişletmek

find food: yiyecek bulmak

grow your own vegetable: kendi sebzeni yetiştirmek

harm animals: hayvanlara zarar vermek

heat: ısıtmak

increase: artmak

increase: artmak

keep enviroenment clean: çevreyi temiz tutmak

keep tap running: musluğu açık tutmak

kill: öldürmek

leave the lights on: ışıkları açık bırakmak

make your own compost: kendi gübresini yapmak

organize a campaign: kampanya organize etmek

organize a clean up campaign: temizleme kampanyası düzenlemek

plant: dikmek

pollute: kirletmek

pour chemicals: kimsyasalları dökmek

protect endangered species: nesli tehlikede olan türleri korumak

protect habitats of animals: hayvanların doğal yaşam alanlarını korumak

put olar panels on roof: çatıya güneş paneli koymak

recycle rubbish: çöpleri geri dönüştürmek

recylce paper, glass and bottle: kağıt, cam ve şişeyi geri dönüştürmek

reduce carbondioxide: karbondioksiti azaltmak

reduce: azaltmak

respect environment: çevreye saygı duymak

responsible for … : … dan sorumlu olmak

run: (suyun) akması, akmak

save energy: enerji tasarrufu yapmak

save money and electricity: para ve enerji tasarrufu yapmak

take action: önlem almak

take care of: dikkat etmek, ilgilenmek

take part: yer almak

threaten: tehdit etmek

throw away books: kitapları atmak

throw rubbish: çöp atmak

try: yapmaya çalışmak, denemek

turn down heater: ısıtıcıyı kısmak

turn off: kapatmak

turn on: açmak

use public transportation: toplu taşıma kullanmak

use renewable energy: yenilenebilir enerji kullanmak

use solar energy: güneş enerjisi kullanmak

waste: boşa harcamak

-2-

bottle: şişe

chemicals from factories: fabrikalardan atılan kimayasal

clean air: temiz hava

climate change: iklim değişikliği

climate: iklim

deforestation: ormanları yok etme

desert: çöl

destruction of forest: ormanını yok edilmesi

earth: dünya

engine: motor

environmental problems: çevresel problemler

factory: fabrika

flooding: sel

global warming: küresel ısınma

greenhouse: sera

houshold waste: evsel atık

hunted animals: avlanmış hayvanlar

lake: göl

litter: çöp

major change: büyük değişim

melting ice: eriyen buz

ocean: okyanus

planet: gezegen

polluted beach: kirletilmiş sahiller

pollution: kirlilik

rainforest: yağmur ormanları

river: ırmak

rubbish: çöp

sailing boat: yelkenli

sea: deniz

seed: tohum

speed: hız

stand by: bekleme modu

temperature: sıcaklık

trouble: sorun


MERHABA
-1-
destroy the forest: ormanı yok etmek
disappear: kaybolmak
pollute: kirletmek
use: kullanmak
get polluted: kirlenmek
increase: artmak
feel: hissetme
trap: tuzak
keep: korumak, tutmak
plant: dikmek
happen: meydana gelmek, olmak
release: salmak, serbest bırakmak
cause: sebep olmak,yol açmak
cut down trees: ağaçları kesmek
burn: yanmak
absorb: içine çekmek, emmek (enerji, gaz vs)
hold campaign: kampanya düzenlemek
join: katılmak
believe: inanmak
drop litter: çöp atmak
be late: geç kalmak
save: korumak, kurtarmak
switch on / turn on: açmak
switch off/turn off: kapatmak
grow plants: bitki yetiştirmek
consume: tüketmek
protect: korumak
touch: dokunmak
mean: anlamına gelmek, kastetmek
survive: hayatta kalmak
stay: kalmak
avoid: kaçınma
remember: hatırlamak
find: bulmak
-2-
wildlife: vahşi yaşam
danger: tehlike
lake: göl
river: ırmak
ocean: okyanus
garbage: çöp
oil: yağ
pesticide: böcek zehiri
farm: tarla
grain: tahıl, tohum
air pollution: hava kirliliği
health: sağlı
global warming: küresel ısınma
greenhouse: sera
environmental issues: çevre sorunları,konuları
climate chane: iklim değişikliği
conservation: koruma, muhafaza
destruction: yıkım
degradation: bozulma
overpopulation: nüfus artışı, yoğunluğu, fazlalığ
deforestation: ormanları tahrip etmek
species: tür
fossil fuel: fosil yakıtı
habitat: doğal yaşam alanı
acidity: asitlik, ekşime
greenhouse effect:sera etkisi
sunshine: güneş ışığı
surface: yüzey
coal: kömür
gasoline: benzin, yakıt
jet fuel: jet yakıtı
carbon dioxide: karbondioksit
oxygen: oksijen
result: sonuç
reason: sebep
factory: fabrika
dead: ölü
device: aygıt
soil: toprak
renewable energy: yenilenebilir enerji
public transportation: toplu taşıma
genetically modified foods: genetiği değiştirilmiş gıdalar
-3-
dirty: kirli
during: boyunca, süresince
immediately: hemen
fresh: taze
different: farklı
same: aynı
YILDIZ LÜTFEN💜💚💙💛
Soru Cevap Ana Sayfa